Men�ler
Anket
Bizi nereden duydunuz?
OY KULLANDI�INIZ ���N TE�EKK�R EDER�Z
Ma� Sonu�lar�
3 May�s T�rk��l�k G�n� - T�rk Birli�i

3 May�s T�rk��l�k G�n�

3 May�s 1944 - Türkçülük Davas�

Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1944 y�l�na gelene kadar denilebilir ki; görünü� itibariyle de olsa kurulu� ülküsüne ba�l�d�r. Bu ülkü de Türkçülüktür. Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura gibi Türkçü dü�ünürlerin, Türk Ocakl�lar�n ortaya atm�� oldu�u tezler, Mustafa Kemal Atatürk taraf�ndan ustaca ya�am alan�na geçirilmi� ve uygulanmas�na ba�lanm��t�r. Türkçülü�ün önerdi�i yeni hayatta, ümmet devleti yerine millet devleti vard�r. Saltanat yerine cumhuriyet vard�r. Kad�nlar�n toplumsal hayata kat�l�m� vard�r. Dini kurumlar�n Türkle�mesi, Türkçele�mesi vard�r. Camilerdeki hutbelerden Kuran”a, Kuran”dan ezana kadar Türk dili ile yap�lmas� vard�r. Ekonominin Türkle�mesi vard�r. K�sacas� hayat�n her alan�nda Türkle�me teklifi vard�r. Mustafa Kemal bu önerileri cesaretle yeni Türkiye”de hayata geçirir. kad�n haklar�ndan ezan�n Türkçele�tirilmesi, ekonomik Türkle�meden hukuka kadar. Cumhuriyetin ilk partisinin program umdelirinin haz�rlay�c�s� da yine Türkçülü�ün ve aziz Atatürk”ün fikir babas� Ziya Gökalp”tir. Dolay�s�yla 1940-1944 döneminin devlet yönetenleri Türkçülük ideolojisinin hem �rkî yönüne, hem de Turan yönüne yabanc� de�illerdir.

Mustafa Kemal ile ba�layan Türk asl�ndan burjuva yaratma özlemi 1940”larda gerçekle�emedi, az�nl�klar�n milli ekonomideki hakimiyetlerinin k�r�lamad��� görüldü�ü için; az�nl�klar� ekonomiden kovmak amac�yla “Varl�k Vergisi” konulur. Müslüm”e M, gayri müslime G, dönmeye D deyip üçlü bir s�n�flamaya gidilerek az�nl�klardan takatlerinin üzerinde vergi al�nmaya çal���l�r. Milli ekonomideki hakimiyetleri yok edilmeye çal���l�r. 1944”e gelinene kadar çe�itli okullara giri�leri dahi yasakt�r.

1944”lerde bile Türk �rk�ndan olma esas� aran�r. Dahas� ikinci cihan harbinin ba�lar�nda Ankara hükümeti Almanlarla gizli pazarl��a bile oturmaya çal���r. Pazarl���n konusu da Kafkasya ve Türkistan Türkleridir. Bu tür pazarl�k aray��lar�n� o dönemin Alman D��i�leri Bakan� “Ribbendtrop” ile dönemin Almanya”n�n Ankara Büyük Elçisi Von Papen ve di�er siyasiler aras�ndaki yaz��malar ve gizli belgelerde aç�kça görmek mümkündür. Bak�n�z bu gizli yaz��malardan bir kaç örnek verelim:

Alman D��i�leri Bakanl��� Genel Sekreteri Vaiszoeker”in bakan Ribbentrop”a gönderdi�i 05/08/1941 tarihli gizli yaz��madan:

“Türkiye Büyük Elçisi bugün bana yeni elçilik müste�ar�n� tan�tt�. Ve konu�may� hemen Sovyet Bölgesi”nde ya�ayan Türk-Mo�ol as�ll� s�n�r kabileleri üzerine çevirdi. Bu Türk-Mo�ol kabilelerinin yapacaklar� Sovyetler”e kar�� propagandaya dikkati çekti. Hazar Deniz”inin do�usunda ba��ms�z bir Türk-Mo�ol Devleti kurulabilece�ini imada bulundu.

Hüsrev Gerede, bunlar� s�ras�na getirip resmi olmayan tarzda söyledi. Fakat bu sözlerin tesadüfen ortaya ç�km�� olmad���n� gösterir. Ali Fuat”�n say�n Von Papen ile olan görü�mesinde kulland��� ifadelere aynen uymaktad�r. Nitekim Gerede, Bakü”nün bütün halk�n�n Türk dilini konu�tu�unu kastederek, propleme girmekten geri durmam��t�r.” (..)

Gene Alman D��i�leri Bakan Yard�mc�s� Hending”in Alman diplomatlar� Ermandatof ve Vahraman”a gönderdi�i yaz�da �öyle der:

“Türk Genel Kurmay Ba�kan�, Türk-Alman ili�kilerinin sadece Turanc�l�k temeline dayanabilece�ini ifade etmi�tir.”

Merakl�lar� o dönemin Alman gizli belgelerini ara�t�r�rlarsa buna benzer herhalde daha bir sürü gizli yaz��malar� göreceklerdir.

��te böyle atmosferdeki Türkiye Devleti”nde dönemin ba�bakan� �ükrü Saraço�lu 05 A�ustos 1942 tarihli Meclis kürsüsünden okudu�u kabine program�n�n sonuç konu�mas�nda;

“Biz Türk”üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalaca��z. (Mecliste alk�� ve bravo sesleri) Bizim için Türkçülük bir kan meselesi oldu�u kadar ve lakal o kadar bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü de�il, ço�alan ve ço�altan Türkçüyüz. Ve her vakit bu istikamette çal��aca��z.” diyerek devletin ba�bakan�nca devletin temel ülküsü anlat�lmaya çal���lm��t�r.

Dönemin gençli�i hassas derecede Türkçüdür. Milliyetçidir. Zaten 3 May�s 1944”ü yaratanlar da bu yüksek Türklük �uuruna eri�mi� Türk gençli�idir.

1944 Türkçülük Olay�n�n Meydana Geli� �ekli:

Büyük Türkçü Nihâl Ats�z Be�; devletin ülküsünün Türkçülük ve dönemin Ba�bakan� Saraço�lu”nunda Türkçü oldu�u inanc� içindedir. Buna kar��l�k devletin her taraf�na komünist ve hain kadrolar�n yerle�tirilmekte oldu�unu görmektedir. O günkü Ba�bakan� ve devlet yetkililerini uyarmak için Ats�z Be�; devrin ba�bakan� �ükrü Saraço�lu”na Orhun Dergisi”nde 1 Mart 1944”te ve gene bir ay sonra 1 Nisan 1944”te olmak üzere iki aç�k mektup kaleme al�r. Devletin içine hatta beynine s�zmaya çal��an virüsleri haberdar eder. Ve Ba�bakan”a �ikayet ve uyar�da bulunur. Bu virüslerin içinde -sonradan Bulgaristan”a kaçarken öldürülen- Sabahattin Ali de vard�r. Devrin Milli e�itim bakan� Hasan Ali Yücel”i bu mektuplar büyük bir tela� ve endi�eye dü�ürür. Hasan Ali Yücel ile o günlerin Ulus gazetesi ba�yazar� Falih R�fk� Atay”�n te�viki ile Sabahattin Ali taraf�ndan Ats�z Be� mahkemeye verilir.

26 Nisan 1944”te Ankara”da ba�layan ilk mahkeme, dönemin üniversite gençli�i taraf�ndan h�nca h�nç doldurulur. Bu yo�un kalabal�k ve tezahurat kar��s�nda Mahkeme heyetinin içeriye pencerelerden girebildi�i söylenir.

Nihâl Ats�z Be� Mahkeme Heyetine;

“Sabahattin Ali”den sorulsun, h�yanetini ispat edelim mi? Buna raz� m�?” diye sorar. Sabahattin Ali ise bu sözler kar��s�nda sessiz kalm�� ve bir cevap verememi�tir.

Mahkeme 3 May�s 1944”e ertelenir. Ne olduysa davan�n ikinci celsesi 3 May�s 1944 günü olur. 3 May�s 1944”te Türk gençli�i bir volkan gibi patlar. Türklük ülküsüne ve onun ideolojik lideri, hocas� Hüseyin Nihal Ats�z”a sahip ç�kmak için Ankara Adliyesinin koridorlar�, salonlar� dolduruldu�u gibi adliyenin önü de yüzlerce genç taraf�ndan doldurulur. Toplulu�un bir k�sm� adliyede Ats�z”� yaln�z b�rakmazken di�er binlerle ifade edilen büyük bir topluluk Ulus Meydan�na do�ru protesto yürüyü�üne geçer.

��te bu “3 May�s” günü Ats�z Be�”in de iste�i do�rultusunda 3 May�s 1954 tarihinden itibaren “Türkçüler Günü” olarak an�lmaya ba�lan�r. 3 May�s Türkçüler Günü budur.

Bir kaç y�ld�r MHP”li ve Ülkü Ocakl� gençlerin de bu anmalara Ats�z Be�”in mezar�n�n ba��nda kat�ld�klar�n� görmekteyiz. Bu partililerle ülkü ocakl�lar bu anma s�ras�nda; “Ba�ta say�n Ba�bu�umuz Alparslan Türke� olmak üzere” diye ba�lamaktalar ve 3 May�s anma toplant�s�n� hem de Ats�z”�n mezar� ba��nda siyasi bir slogan haline getirdikleri “tekbir” sesleri ile bitirmektedirler. Bir kere “Ba�ta Ba�bu�umuz” demek ile Ba�bu�lar�na da sayg�s�zl�k yapmaktad�rlar. Çünkü 3 May�s 1944 de Alparslan Türke�, her hangi bir özelli�i olmayan sadece Ats�z Be�”in yan�na gelip gitmekten dolay� tutuklanan bir üste�mendi. Di�er yandan kendisinin bu olaylara tesadüfen kat�ld���n� beyan eden Mahkemeye verilmi� bir “pi�manl�k mektubu” da söz konusudur.

Elbette ki 3 May�s 1944”ün bir sürü kahraman� vard�r. Fakat 3 May�s 1944”ün yarat�c�s� do�rudan do�ruya Türkçü fikirleri ve hareketleriyle Ats�z Be� ve O”nun yan�ndaki arkada�lar�yla Türk gençli�idir. Türk gençli�inin kendi ideolojisi olan Türk Milliyetçili�ine sahip ç�kmak ve gene bu ideolojinin dü�ünürü, konu�an�, yazan� Ats�z Be�”i yaln�z b�rakmamak için patlad��� anlaml� bir gündür.

Yukar�da anlata geldiklerimiz meselenin görünen yönüdür. Bir de görünmeyen yönlerine bakal�m. Sonradan, bu 3 May�s olay�ndan sonra bildi�imiz üzere Türk Milliyetçilerinin önde gelenlerinin ço�unun tutuklanmalar�na gidildi. Gardist, Troçkist “düzen dü�man�” ihtilalci gibi savlarla mahkemeye sevkedildi. Hem de dönemin reisi cumhuru �smet Pa�a”n�n me�hur 19 May�s 1944 nutku ile. Pe�in hükümle Türk Milliyetçileri potansiyel suçlu ilan edildi. Milliyetçilik ideolojisini temel felsefe yapan bir devlet, milliyetçili�i savunan insanlar�n� nas�l olur da böylesine ac�mas�zca suçlayabilir?! Potansiyel suçlu ilan edebilir?! Bir devletin hem kurulu� felsefesi milliyetçilik olacak hem de milliyetçilik ideolojisini ve onu savunan idealistlerini mahkemelere verecek! Bu gerçekte e�yan�n tabiat�na ayk�r� bir olay.

Yukar�da bu meselenin görünen yönüdür derken, bir de görünmeyen yönü var m�d�r acaba? ��te bu görünmeyen yönüne dikkati çekmeye çal��t�m! Nas�l olur da “Bizim ülkümüz Türkçülük”tür” diyen bir ba�bakana sahip devlet, yine Türkçülü�ün di�er aya�� olan Turan için Almanlar ile gizli pazarl�klar arayan bir devlet, birden bire ters yüz ederek kendi ideolojisini savunanlara kar�� sert tav�r al�r?! Onlar� ve onlar�n �ahs�nda Türkçülük ideolojisini mahkum ettirmek için mahkemelere verir!.

Bunun cevab�n� Almanlar�n yenilgisinde ve bu yenilginin sonucu daha bir kabaca ç�kan Sovyet Rus sömürgecili�inin a��r� bir istek ve yay�lmac�l���nda aramak gerekir. Nitekim, Moskova”n�n k��k�rtmas� ve yönlendirmesi ile gene Sovyet istihbarat�n�n bilgileri ile enforme edilen komünist partisi “Tan Gazetesi” vas�tas� ile 1 Temmuz 1943 tarihinden beri Türk milliyetçilerine kar�� hücum halindeydi. “Cumhuriyet döneminde �rkç� Türkçülük nas�l do�du, Türkçülü�ün men�ei ve mahiyeti, Türk milliyetçili�inin esaslar�” gibi seri yaz�lar ile adeta Moskova ad�na Ankara”y� kendi ideolojisini katletmesi için zorluyordu. Gene ayn� dönemde T.K.P. Merkez Komitesi”nin haz�rlam�� oldu�u “En Büyük tehlike” adl� büro�ür T.K.P. militanlar�ndan “Faris Erkman” imzas� ile ç�kar�l�p da��t�ld�. Bugün de “Irkç�-Türkçülük” deyimi size bir �ey hat�rlatm�yor mu?

O gün Cumhuriyet Türkiyesi”nin ba��nda, bu Sovyet yay�lmac�l���na kar�� cesaretle kar�� durabilecek bir insan göremiyoruz. Cumhuriyetin ba�� ikinci adam �smet Pa�a”d�r. Bu �smet Pa�a hayat� boyunca ikinci adam olmu�, Kurtulu� Sava��”na bile hasbel kader kat�lm��, tanzimat sonras� geleneksel Osmanl� oportünist politikalar�n�n devamc�s�d�r. Tanzimat sonras� Osmanl� politikac�lar� güçlü devletin her istediklerini yapmakla, Osmanl�”n�n ayakta kalaca�� inanc� içinde idiler. Yahut da onlar�n ho�una giden �eyleri yapmakla. Pa�a da bunu yapt�. Sovyet Emperyalist koloniyel yay�lmac�l���na kar�� tanr�lar kurban istiyordu. Ve 19 May�s 1944 Nutku ile kurbanlar�n� i�aret etti. Me�um nutku a�a��daki gibidir:

“Turanc�lar, Türk milletini bütün kom�ular� ile onar�lmaz bir surette derhal dü�man yapmak için bire bir t�ls�m bulmu�lard�r. Bu kadar �uursuz ve vicdans�z fesatç�lar�n tezvirlerine, Türk milletinin mukadderat�n� teslim etmemek için elbette Cumhuriyetin bütün tedbirlerini kullanaca��z. Fesatç�lar genç çocuklar� ve saf vatanda�lar�, aldatan fikirlerini millet kar��s�nda aç�ktan aç��a münaka�a edemeyece�imizi sanm��lard�r. Aldanm��lard�r ve daha çok aldanacaklard�r.

�imdi vatanda�lar�mdan iki suale zihinlerinde cevap bulmalar�n� isteyece�im: Irkç�lar ve Turanc�lar gizli tertiplerle te�killere ba�vurmu�lard�r. Niçin? Kanda�lar� aras�na gizli fesat tertipleri ile fikirleri memlekette yürür mü? Hele do�udan bat�dan ülkeler, gizli Turan cemiyeti ile zapt olunur mu? Bunlar o �eylerdir ki devletin kanunlar� ve esas te�kilat� ayak alt�na al�nd�ktan sonra ba�lanabilir. �u halde yald�zl� fikirler perdesi alt�nda do�rudan do�ruya Cumhuriyetin, Büyük Millet Meclisinin mevcudiyetinin aleyhinde te�ebbüsler kar��s�nday�z.”

Bu konu�man�n akabinde ba�ta Türkçü mütefekkir Nihâl Ats�z olmak üzere çe�itli milliyetçi ayd�nlar ve genç kurbanlar, aylar boyunca en a��r zulümlere tâbî tutulduklar� tabutluklara, i�kence odalar�na, zindanlara gönderilmi�ler ve hayali suçlamalarla engizisyon cezas� çektirilmi�lerdir. Aralar�nda üniversite profesörü, ö�retmen, subay, doktor ve üniversite ö�rencileri bulunan 34 san�k, sorgulama ad� alt�nda çe�itli i�kencelere maruz b�rak�ld�ktan sonra, 7 Eylül 1944 günü yarg�lanmaya ba�lanm��t�r. “Irkç�l�k-Turanc�l�k davas�”” ad� verilen ve haftada 3 gün olmak üzere 65 oturum devam eden mahkeme, 29 Mart 1945 tarihinde sonuçlanm�� ve Ats�z Be� 6,5 y�l hapse mahkûm olmu�tur.

Ats�z Be�, bu karar� temyiz etmi� ve Askerî Yarg�tay, 1 Numaral� S�k�yönetim Mahkemesi”nin karar� esastan bozmu�tur. Böylece Ats�z, bir buçuk y�l kadar tutuklu kald�ktan sonra, 23 Ekim 1945 tarihinde tahliye edilmi�tir.

Gerçekte bu durum padi�ahlar�n, isyanc�lar kar��s�nda isyanc�lar� yat��t�rmak için verdikleri kellelere benzemektedir. Türkçüler ve Türkçülük önceden senaryosu haz�rlanm��, tiyatromsu mahkemelerde yarg�lanm�� ve mahkum olmu�lard�r. Ancak ikinci adam �smet Pa�a”ya ra�men askeri temyiz nezdinde itiraz edilen bu mahkumiyet kararlar� bozdurulmu�tur.

Askeri Temyiz Bozma Karar�”nda:

“1 Numaral� S�k�yönetim mahkemesi tarafs�zl�ktan ayr�lm��t�r. Mahkeme 2 Numaral� S�k�yönetim Mahkemesi taraf�ndan görülmelidir.” der.

Mahkemeler tutuksuz olarak bu kez 2 Numaral� S�k�yönetim Mahkemesince görülme�e ba�lan�r.

Savunmalar�nda Ats�z Be� �u son sözleri söyler:

“- K�MSEDEN HAKSIZ B�R YERE B�R �EY TALEP ETM�YORUZ. ATALARIMIZDAN KALAN M�RASIN MEFAH�R�M�Z�N GÖMÜLÜ OLDU�U TOPRAKLARIN B�Z�M OLMASI ÜLKÜSÜNÜ KALB�M�ZDE TA�IYORUZ. ORALARI UNUTMAMAK �ST�YORUZ.

BEN BUNLARI �AHSIM �Ç�N �STEM�YORUM. ORALARDA Ç�FTL�K VEYA APARTMAN YAPACAK DE��L�M. M�LLET�M �Ç�N DÜ�ÜNDÜ�ÜM HAKLARDAN DOLAYI DA K�MSE BANA VATAN HA�N� D�YEMEZ. BU Ç�RKEF �FT�RAYI �ADEYE DE TENEZZÜL ETM�YORUM. K�M�N HA�N, K�M�N VATANPERVER OLDU�UNU TAR�H TAY�N EDECEKT�R. HATTA ETM��T�R B�LE.”

3 Mart 1947 tarihinde 2 Numaral� S�k�yönetim Mahkemesi san�klar� suçsuz bularak beraatlerine karar verir.

Beraat Karar�n�n Gerekçesi:

187 sayfa tutan karar çok ilgi çekici ve ibret verici ayn� zamanda da Türklük mücadelesinde tarihe �eref sayfas� olarak geçecek bir karard�r. Bak�n�z bu beraat karar�nda ne diyor:

“- Bu nümay�� (3 May�s 1944) milli bir ideolojinin, milli olmayan bir ideolojiye kar�� tepkisinden ibarettir.

– Her milletin içindeki azl�klar o milletin hakim �rk�n�n ad�n� al�r. Fakat o millet içinde ayr� �rklardan bahsedilemeyece�i anlam�na gelmez.” diyen Mahkeme “ayr�ca �rk bak�m�ndan kamu haklar�n�n bir k�s�m vatanda�lara tan�nmamas� keyfiyetinin anayasaya ayk�r� olabilece�i fakat bu ayk�r�l���n cezaland�r�laca��na dair T.C. kanununda hiç bir kay�t bulunmad���ndan san�klar�n bu fiilden beraatlerine, uzun bir tahlilden sonra hükmet darbesi bulunmad���n� söyledikleri ve reddettiklerini, mant�ken de buna imkan olmad��� delilleriyle Vali Dr. Lütfi K�rdar dahil dinlenen pek çok �ahitlerden ve mektuplardan anla��lm��, aksine polise verilen tek bir ifadeden ba�ka bir �ey görülmemi� olup, bu suretle sabit olmayan, bilakis M�LL� B�R GAYE �Ç�N ÇALI�TIKLARI tebeyyün eden Zeki Velidî ve arkada�lar�n�n beraatine karar verilmi�tir.”

Bu mahkeme kararlar�nda dikkati çeken bir nokta var. Kararda diyor ki: “Her milletin içindeki azl�klar o milletin hakim �rk�n�n ad�n� al�r.”

Bu gün acaba “Türkiye mozaikler ülkesidir” yahut da “Bu vatan hepimizindir” diyenler acaba yukar�daki mahkeme kararlar�ndaki sözle çeli�ip suç i�lemiyorlar m�? Kanaatimiz odur ki hem çeli�iyorlar hem de bugünkü anayasan�n ba�lang�ç ilkelerini de çi�nemi� oluyorlar. Yani düpedüz anayasal suç i�liyorlar.

Biz bu “Türk” ad�n� devletimize yeniden vermek için tam 900 y�l bekledik. Aman devletimize zeval gelmesin diye Arab”�, Fars”� karde� bilip ümmet olduk. Rum”u, Bulgar”� tebam�z bilip Osmanl� olduk. Bir türlü ne kendi kimli�imiz söyletildi ne de devletimiz bu kimli�ini söyledi. hem kan ve can vergisi verdik fakat nimete gelince kovulduk. 900 y�l sab�rla bekledik. Ve Türkiye Cumhuriyeti”ni kuran halka Türk denir dedik. Devletin ad� da Türkiye Cumhuriyeti Devletidir dedik. Bu nedenle “bu ülke mozaiktir” diyenler de, “bu vatan hepimizindir” diyerek Türk vatan�na ortak arayanlar da hem tarih ve �ehitler huzurunda hem de anayasa huzurunda suç i�lemektedirler.

1944 hadiseleri ve görülen dava sonuçlar�n�n k�saca yorumlanmas�na gidersek neler söyleriz?

Bak�n�z bu davalarda devletin ba�� ile devletin hukuku kar�� kar��ya gelmi�lerdir. Devletin ba�� me�hur ve me�um 19 May�s 1944 konu�mas�nda “bunlar haindir” diyor, “bunlar devlet dü�man�d�r” diyor. Ve totaliter bir kafa yap�s� gere�i kendini hem hakim hem de savc� yerine koyuyor. �imdi buna kar��l�k olarak da o günkü devletin en üst hukuk kurumu da “hay�r” diyor. “Bu dü�ünce suç olamaz”. “Bu dü�ünceyi ta��yanlar da suçlu olamaz.” Dahas� “Irkç�l�k suç de�ildir” diyor. dahas� “bu ideoloji devletin ideolojisidir” diyor ve Mahkeme sonucu yarg�lananlar aklan�yor.

Türk milliyetçili�inin Türk”ün tabii ideolojisi oldu�una dair o günkü Türk hukuku adeta beraat karar� veriyor. Mahkeme sonucu güzel bir olay olmas� gereken bir sonuç. Ne var ki oportünist, korkak, aciz yönetimce (ki ba�� milli �ef �nönü) ekilen gayr� Türk tohumunun ac�s�n� Türk devleti ve Türk milleti bugün hala çekmekte. Her yan�lg�n�n ve t�kanman�n kökeninde o günkü ikinci adam�n 19 May�s 1944”te yapt��� Türk milliyetçili�ini ve Türk milliyetçilerini karalayan konu�mada aramak gerekir. O günden sonra Türk milliyetçili�i ve milliyetçiler devletten sürekli �ekilde d��lanm��lard�r. O günlerde devlete bula�an virüs, Türk devletini milletin temel ülküleri do�rultusunda karar almas�n� daima bozar hale getirmi�tir.

Sovyetler Birli�i çözülürken “haz�rl�ks�z yakaland�k” diyenlere sormak gerekir. Neden haz�rl�ks�z yakaland�n�z? Sebebi nedir? Kanaatimiz odur ki, haz�rl�ks�z yakalanman�n ana nedenini 3 May�s 1944 öncesi ve sonras� hadiselerde aramak do�ru olsa gerekir. Bu hadiseler 1944”ten sonra Türk Milliyetçili�ini devletten d��lam��, onun yerine yani ULUSALIN yerine EVRENSEL� koymu�tur. Sonuçta da, EVRENSEL�N kap�s�ndan önce millici olmayan bat�c�l�k ve Amerikanc�l�k ile onun ekonomik anlay��� kapitalizm girmi� bu da yetmemi� ard�ndan marksizm ve siyasi ümmetçilik girmi�tir. Dünün marksist hareketlerini yerine bugün siyasi ümmetçili�i kar��m�zda görüyorsak bu Türkçülü�ü devletçe 1944”ten bu yana s�rt çevirmenin bir bedeli olsa gerektir.

Nejdet Sançar, “�nönü ve D�� Türkler”, Ötüken Dergisi, say� 98, sayfa 4-7.�lhan Darendelio�lu, “Türkiye”de Milliyetçilik Hareketleri”, sayfa 142-143-144, Toker Yay�nlar�.Altan Deliorman, “Tan�d���m Ats�z”, sayfa 135-136, Bo�aziçi Yay�nlar�.

 

Kaynak: http://www.nihal-atsiz.com/yazi/3-mayis-1944-turkculuk-davasi.html

 

S�raBa�l�k

Yazarlar
Halil KURUMAHMUT
L�BYA GER�E��....
Prof.Dr.Fethi GED�KL�
Z�HDΒN�N �EYH�NE YAKTI�I A�IT
Hava Durumu
Piyasalar
Alt?n
� Copyright 2016 Halil KURUMAHMUT - T�m haklar� sakl�d�r.