Menüler
Anket
Bizi nereden duydunuz?
Maç Sonuçları
TİKA - Türk Birliği

TİKA

 

 TÜRK İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON   AJANSI BAŞKANLIĞI (TİKA)


Ahmet Bozbey Orta Doğu Teknik Üniversitesi Alan Çalışmaları Doktora Öğrencisi ve TİKA uzmanı bozbey79@yahoo.com


Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Türk Dış Politikası’nın bir uzantısı olarak ve Türkiye’nin kalkınma yardımlarını koordine etmek ve uygulamak amacıyla 1992 yılında kuruldu. TİKA yirmi yılı aşan süre boyunca çok sayıdaki faaliyetiyle Türkiye’nin dışarıya açılan yüzü olarak hem ülke içinde, hem de tüm dünya çapında büyük tanınırlığa kavuştu.


Kalkınma yardımları, nispeten gelişmiş ülkelerin çeşitli alanlarda (tarım, sanayi, kamu yönetimi, sağlık, eğitim vb.) edindikleri tecrübe ve birikimi gelişmekte olan ülkelere çeşitli proje ve programlarla aktarmasıdır. Altyapı inşaatları, eğitim programları, ekipman bağışı gibi çok sayıda yöntemle gerçekleştirilen tecrübe aktarımı ve kapasite artırımı, kalkınma yardımı yapan ülkelere dış politika ve dış ticaret gibi hayati öneme sahip alanlarda avantajlar sağlamaktadır.

Kalkınma işbirliği sektörünün tarihi 2. Dünya Savaşı’nın ardından ABD’nin savaş yorgunu Avrupalı ülkelere ve, özellikle, gelişmiş Batılı devletlerin post-kolonyal dönemde bağımsızlığa kavuşan çok sayıdaki ülkeye teknik işbirliği paketleri yoluyla yardım yapmasına dayanır. Bu nedenle, ABD, Japonya ve Almanya gibi gelişmiş ülkeler uzun yıllardır kalkınma yardımları yapan konvansiyonel işbirliği aktörleri olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve OECD gibi çok sayıda uluslararası ve uluslarüstü organizasyon da uzun yıllardır kalkınma yardımlarının gerçekleştirilmesine yönelik politikalar üreterek sektörde Batılı konvansiyonel prensip ve aktörlerin yerini sağlamlaştırmış durumdadır.

Buna karşılık, 20. yüzyılın son yirmi yılında Çin, Hindistan, Güney Kore, Brezilya, petrol zengini Körfez ülkeleri ve Türkiye gibi önem kazanan yeni sanayileşmiş ülkeler, hem sanayileşme ve kalkınma tecrübelerini aktarmak, hem de ekonomik ve politik işbirliği imkanlarını artırabilmek amacıyla kalkınma işbirliği alanında büyük atılımlar gerçekleştirdi ve sektörü Batılı konvansiyonel aktörlerin tekelinden çıkardı.

İşlevsel bir pazar ekonomisine sahip olan Türkiye’nin Orta Asya, Balkanlar ve Kafkasya’da yeni bağımsızlığına kavuşan devletlerle ortak tarihî ve kültürel mirası paylaşması kalkınma alanında Türkiye’nin tecrübelerini çok değerli kılmaktadır. Buna ek olarak, gelişmekte olan partner ülkeler için, uzun yıllar önce sanayileşmiş ve kalkınma sorunlarını geride bırakmış konvansiyonel aktörler yerine kalkınma hamlesini henüz tamamlamış Türkiye gibi yeni kalkınma aktörleri daha gerçekçi ve ortak zeminde buluşulabilir potansiyel işbirliği ortağı olarak dikkatleri çekmektedir.

Bu bilgiler ışığında, TİKA’nın özel olarak bağımsızlığına 1991 sonrasında kavuşan Türk Cumhuriyetlerine ve genel olarak tüm gelişmekte olan ülkelere yönelik çalışmalarının önemi daha rahat anlaşılabilir. Uzman görevlendirmeleri, restorasyon çalışmaları, yol ve köprü altyapı ile okul ve hastane inşaatı gibi üstyapı faaliyetleri sayesinde TİKA kalkınma tecrübesi aktarımı yoluyla partner ülkelerin işlevsel pazar ekonomisine geçişinde büyük destek oldu.

TİKA’nın faaliyetlerine kısaca bakıldığında, çok çeşitli alanlarda değişik işbirliği modaliteleri yoluyla aktif olduğu göze çarpmaktadır. TİKA okul, hastane, klinik ve kütüphane gibi eğitim ve sağlık birimleri inşa etmekte ve bu birimleri ilgili ekipman ve makinelerle donatarak partner ülkelerin vatandaşlarına sosyal hizmet sunma imkanlarını geliştirmektedir. Yol, köprü ve su şebekesi gibi altyapı inşaatları da vatandaşların hizmet alma kapasitelerine dikkate değer katkıda bulunmaktadır.

Öte yandan, partner ülke uzmanlarının Türk uzmanlarca eğitilmesini içeren uzman eğitimleri ve benzer kapasite artırım eğitim programları sayesinde partner ülke bürokrasileri daha verimli ve daha birikimli hale gelmekte, böylece bir yandan daha geniş kesimler devlet hizmetlerine erişebilmekte, diğer yandan da vatandaşlara sunulan hizmetlerin genel kalite seviyesi yükselmektedir.

TİKA’nın özel önem verdiği restorasyon projeleri, partner ülkelerin tarihî miraslarının korunması yoluyla turizm sektörüne katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, restorasyon projeleri Türkiye’nin tarihî ve kültürel bağlara sahip olduğu partner ülkelerle ilişkilerinin gelişmesine de destek olmaktadır.

TİKA’nın faaliyetleri Türk Dış Politikası’nın bir fonksiyonudur. Bu nedenle, Türkiye’nin dış politikadaki tercihleri ve değişen öncelikleri TİKA’nın faaliyetlerine yön vermektedir. Dolayısıyla, kurulduğu yıllarda Orta Asya, Kafkasya ve Balkanlarda faaliyetlerini yoğunlaştıran TİKA, Türkiye’nin gelişen dış politikasına uygun olarak faaliyetlerini bugün 100’ü aşkın ülkede sürdürmektedir. Eski Sovyet coğrafyasında kurulan TİKA ofisleri ile kalkınma işbirliği alanına giren Türkiye, bugün 35 ülkede 37 ofisle varlığını devam ettirmektedir.

2005 yılında Afrika Açılımı ile başlayan sürece paralel olarak TİKA da hızlı ama emin bir biçimde Afrika’da varlık göstermeye başlamıştır. Halen 9 Afrika ülkesinde ofisi bulunan TİKA, Somali’de aktif rol alan tek kalkınma kuruluşu olarak bu ülkenin iç savaş sonrası yeniden yapılanmasında son derece hassas ve önemli bir rol üstlenmektedir.

Mogadişu Havaalanı’nın uluslararası uçuşlara açılabilmesi ve insani yardımların güvenli şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılabilmesi amacıyla havaalanının 10 km’lik beton duvar ve çitle çevrilmesi ve havaalanına çeşitli ekipman bağışlanması, çok sayıda devlet kuruluşunun hizmet binalarının inşa edilmesi, sayıları yüzbinleri aşan Somalili mültecilere sağlık ve eğitim hizmetlerinin sağlanması ve barınma imkanı sağladığı 600.000 sığınmacı ile dünyanın en büyük mülteci kampı olan Dadaab Kampı’na gıda dağıtımı yapılması gibi kilit önem arz eden çok sayıda proje gerçekleştiren TİKA, uluslararası kalkınma aktörleri arasında kendine müstesna bir yer edinmiş durumdadır.

Diğer yandan, TİKA’nın son yıllarda Türk Dünyası’ndan Afrika ve Orta Doğu’ya kayan vurgusunu bir ilgi kayması ya da vazgeçme politikası olarak görmek doğru değildir. Öncelikle, Türk Dünyası’nın bağımsızlığının üzerinden 20 yılı aşkın bir süre geçmiş ve artık bu ülkeler “geçiş ekonomisi” etiketinden kurtulmuş ve büyük oranda devlet mekanizmalarını uluslararası çevreye uyumlu hale getirmişlerdir. Dolayısıyla, Türk Dünyası’nda devlet mekanizmasının kurulması ya da uyumlu hale getirilmesi süreci sona ermiş; yerini mevcut kapasitenin artırımı sürecine bırakmıştır. Bu nedenle TİKA bölgede uzman eğitimi ve benzer kapasite geliştirme programlarına ağırlık vermektedir. Ayrıca, TİKA halen Kırgızistan gibi zaman zaman değişik nedenlerle acil insani yardıma ve altyapı yatırımlarına ihtiyaç duyan Türk Cumhuriyetlerinde oldukça yoğun bir çalışma temposuna sahiptir.

TİKA geçtiğimiz yıl da çok sayıda proje ile Türk Dünyası’nda etkinliğini sürdürmüştür. Çok kısaca her bir ülkede gerçekleştirilen bazı projelerden bahsetmek gerekirse;

Azerbaycan’da arıcılığın geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına yönelik hazırlanan ve Azerbaycan Arıcılar Birliği işbirliğinde sürdürülen “Kırsal Kalkınma Programları Kapsamında Azerbaycan’da Arıcılığın Geliştirilmesi-Güney ve Güneybatı Bölgeleri” konulu proje çerçevesinde, göçmen ve mülteci kişilerin geçici olarak iskan ettikleri ülkenin Güney ve Güneybatı Bölgelerinde toplam 100 aileye yönelik arıcılık işletmelerinin kurulması amacıyla malzeme, ekipman ve ilaç desteği sağlanılmış ve proje kapsamında 115 kişiye arıcılık eğitimi verilmiştir.

Kırgızistan’da Bişkek ve Oş şehirlerinde bulunan Onkoloji merkezlerine birer adet Dijital Mamografi Görüntüleme Sistemi ve birer Üst Düzey Renkli Doppler Ultrasonografi Cihazı hibe edilmiştir.

Kazakistan’da Almatı’da bulunan Yabancı Diller ve Mesleki Kariyer Üniversitesi’nin yurt inşaatı gerçekleştirilmiş olup, bu projenin yaklaşık maliyeti 2.3 milyon ABD Dolarıdır. Ayrıca, Nazarbayev ve Türk Dünyası Belgeseli Projesi çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Teleradyokompleks ile “Nazarbayev ve Türk Dünyası” konulu belgesel hazırlanması hususunda anlaşma imzalanmıştır. Belgeselin yılın ikinci yarısında tamamlanması öngörülmektedir.

Bahse konu belgesel; Türkçe, Kazakça ve Rusça dillerinde, 30 dakika süreli olacak, Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in Türklük ve Türk Dünyası üzerine görüş ve açıklamalarına yer verilecek, diğer Türk Devlet Başkanları ile röportaj yapılarak her iki ülkenin devlet kanallarında yayımlanacaktır. Söz konusu projenin hayata geçirilmesi ile “Türk Dünyası” mefhumunun yaygınlaşması ve iki ülke ilişkilerinin gelişmesi açısından fayda sağlanacaktır.

Türkmenistan’da sürdürülen uzun soluklu projelerden Turizmin Geliştirilmesi Projesi kapsamında Türkmen turizm yetkililerine, uzmanlarına ve çalışanlarına ülkemizde uygulamalı ve teorik eğitim programları düzenlenmiştir.

Özbekistan’da bulunan Kemik İliği Nakil Merkezi’ne Kan Işınlama Cihazı Alımı, Tıbbi Donanım Malzemeleri Alımı, Tıbbi Sarf Malzemeleri ve İlaç Alımı  yapılmış ve Kemik İliği Nakil Merkezi’nde görevli personele ülkemizde uzmanlık eğitimi verilmiştir.

Ayrıca Türk Cumhuriyetlerinin dışında Kırım’da da ofisi aracılığıyla faaliyetlerini yürüten TİKA, bu bölgede bulunan çeşitli okulların donanım, tamirat ve tadilat ihtiyaçlarını karşılamıştır.

 

Kaynak: http://www.ayu.edu.tr/static/kitaplar/turk_topluluk_almanak.pdf

 

SıraBaşlık

İstatistikler
Yazarlar
Halil KURUMAHMUT
Unutulan Karabağ !!!!
Prof.Dr.Fethi GEDİKLİ
Yeni Bir Mevlid Nüshası mı
Kürşat ÖZTÜRK
Türk Dünyası
Milli Hür Düşünce
Yakın Tarihimizde Millet Kavramının Değiştirilmesi
Hava Durumu
Piyasalar
Altın
© Copyright 2016 Halil KURUMAHMUT - Tüm hakları saklıdır.